
En Çok Sorulan Soru: Şapka Saç Döker mi?
Toplumda yıllardır dillere pelesenk olmuş bir inanış var: “Şapka takmak saç döker.” Bu iddia özellikle saç kaybı yaşayan erkekler arasında yaygın ve birçok kişi güneşten veya soğuktan korunmak için şapka kullanmaktan çekiniyor. Peki gerçek ne? Kısa cevap: Hayır, doğru şekilde kullanılan bir şapka saç dökmez. Modern dermatoloji uzmanları, şapka takmanın tek başına kalıcı saç dökülmesine neden olmayacağını vurguluyor. Yani şapkanız saçlarınızı sihirli bir şekilde yok etmez; aksine, güneşten gelen UV ışınları, yağmur, rüzgar ve toz gibi dış etkenlere karşı saçınızı koruyabilir.
Elbette bazı istisnalar ve yanlış kullanım durumları var. Çok sıkı, havasız veya kirli bir şapka takmak saç derisinde tahriş, terleme ve hijyen sorunları yaratabilir. Bu koşullar saç dökülmesini dolaylı olarak artırabilir. Örneğin uzun süre hiç çıkarmadan, temizlemeden takılan bir şapka altında kafa derisi havasız kalıp yağlanabilir, bu da bazı deri problemlerini tetikleyerek saçın sağlıksız görünmesine yol açabilir. Ancak doğru malzemeden üretilmiş, temiz ve uygun beden bir şapka saç dökülmesinin nedeni değildir. Dermatologlar bu konuda hemfikir: Şapka kullanımının saç kaybına direkt bir etkisi yoktur.
Öyleyse bu yazıda, “şapka saç döker mi” sorusunun ardındaki bilimsel gerçekleri inceleyeceğiz. Saç dökülmesinin gerçek nedenlerini ortaya koyup şapkayla ilişkilendirilen yaygın mitleri tek tek çürüteceğiz. Ayrıca özellikle hakiki deri şapkaların saç sağlığıyla dost olup olmadığını ele alacak, yanlış şapka kullanımında ortaya çıkabilecek riskleri tartışacağız. Doğru şapka seçimi ve kullanımı için ipuçları verirken dermatolog görüşlerine ve güncel araştırmalara da yer vereceğiz. Hedefimiz, “şapka = saç dökülmesi” önyargısını kırmak ve doğru şapka ile saç sağlığını rahatlıkla koruyabileceğinizi göstermektir. Kısacası, eğer siz de şapka takmaktan tereddüt ediyorsanız veya “ya saçımı dökerse?” diye endişe ediyorsanız, rahat olun: Doğru şapka düşman değil, saçınızın dostudur.
Saç Dökülmesinin Gerçek Nedenleri
Şapka takmanın tek başına saç dökmediğini söyledik. Peki, çoğu zaman saç dökülmesinin asıl sorumluları nelerdir? Saç kaybının altında yatan gerçek nedenleri bilmek, şapkaya yersiz yere suç atmamızı engeller. Dermatoloji uzmanlarına göre saç dökülmesinin en yaygın sebepleri içsel veya tıbbi faktörlerdir. İşte saç dökülmesinin başlıca gerçek nedenleri:
Genetik ve Hormonal Faktörler (Androgenetik Alopesi)
Bir numaralı suçlu genellikle genetik yatkınlık ve hormonlardır. Erkek tipi ve kadın tipi saç dökülmesi olarak bilinen androgenetik alopesi, en sık görülen dökülme türüdür. Bu durum kalıtsaldır ve saç köklerinin erkeklik hormonu DHT’ye (dihidrotestosteron) duyarlılığından kaynaklanır. DHT, genetik olarak yatkın kişilerde saç foliküllerini zamanla küçültür; saç telleri incelir ve kısalır, sonunda da kalıcı dökülme oluşur. Erkeklerin yaklaşık yarısında, kadınların ise %20-25’inde yaşam boyunca genetik saç dökülmesi görülmesi bu yaygınlığın bir göstergesidir. Özetle: Aileden gelen genleriniz saç dökülmenizin kaderini büyük ölçüde belirler. Şapka ise genlerinizi değiştiremez, bu yüzden bir şapka androgenetik alopesiyi tetiklemez veya hızlandıramaz. Saç dökülmeniz genetik kaynaklıysa, bunun sorumlusu şapkanız değil, saç köklerinizin kalıtsal yapısı ve hormonlarınızdır.
Hormonal Değişimler
Hormonlardaki dalgalanmalar da saç dökülmesinde önemli rol oynar. Tiroid bezinin hastalıkları (hipotiroidi veya hipertiroidi) metabolizmayı etkileyerek saçların incelmesine ve dökülmesine yol açabilir. Hamilelik ve doğum sonrası dönem ile menopoz gibi kadınlarda yaşanan hormonal değişimler de geçici saç kayıplarını tetikleyebilir. Örneğin doğumdan sonra östrojen seviyelerinin düşmesiyle birçok kadın birkaç ay boyunca yaygın saç dökülmesi (telogen effluvium) yaşar; sonrasında denge sağlandığında saçlar normal seyrine döner. Polikistik over sendromu (PCOS) gibi hormonal bozukluklar da kadınlarda erkek tipi dökülmeyi andıran saç seyrelmesine neden olabilir. Bu tip hormonal kaynaklı dökülmelerde de şapka takmak etkili bir faktör değildir – hormonların dengelenmesi ve tıbbi tedavi gerekebilir.
Beslenme ve Vitamin/Mineral Eksiklikleri
Sağlıklı saçlar için vücudun ihtiyacı olan yakıtı alması gerekir. Yetersiz ve dengesiz beslenme, saç köklerinin ihtiyaç duyduğu vitaminleri ve mineralleri alamamasına yol açar. Özellikle demir eksikliği (anemi) saç dökülmesinin sık rastlanan nedenlerinden biridir; vücut yeterli demir bulamadığında hemoglobin üretimi azalır ve saç köklerine oksijen taşınması zorlaşır, bu da saçları zayıflatır. B12, D vitamini, folik asit, biotin (B7 vitamini) ve çinko eksiklikleri de saçların güçsüzleşip dökülmesine yol açabilir. Protein yönünden fakir diyetler, hızlı kilo kaybı diyetleri veya yeme bozuklukları da saç kaybını tetikleyebilir. Bu tip dökülmeler genellikle difüz (tüm saçta seyrelme) şeklindedir ve eksikliği gidermekle düzelebilir. Yani eğer saçlarınız vitaminden, minerallerden mahrum kalmışsa, suçlu tabağınızdakiler olabilir, şapkanız değil.
Stres ve Yaşam Tarzı
Yoğun stres, travma, büyük ameliyatlar veya ciddi hastalıklar vücutta telogen effluvium denilen geçici bir saç dökülmesi formunu başlatabilir. Şiddetli fiziksel/duygusal stres durumlarında saç kökleri büyüme fazından dinlenme fazına erken geçer ve 2-3 ay sonra normalden fazla saç aynı anda dökülür. Neyse ki stres kaynaklı bu dökülme genellikle geçicidir; altta yatan stres faktörü düzeldikten sonra saçlar normale döner. Uzun vadeli kronik stres ise dolaylı olarak hormon dengesini bozup (örneğin kortizol artışı) saç döngüsünü etkileyebilir.
Yaşam tarzı unsurları da saç sağlığını etkiler: Uykusuzluk, sigara kullanımı ve alkolün aşırı tüketimi saç köklerine giden kan akışını olumsuz etkileyerek dökülmeyi hızlandırabilir. Sigara içenlerde saçların daha erken beyazladığı ve döküldüğü bazı araştırmalarda belirtilmiştir. Yanlış saç bakım alışkanlıkları – örneğin çok yüksek ısıyla şekillendirme (fön, düzleştirici) veya sert kimyasallar içeren saç boyalarının sık kullanımı – saç tellerini kırarak kopmalara yol açabilir, bu da dökülme gibi görünebilir. Bu tür çevresel ve yaşam tarzına bağlı dökülmelerde, hatalı alışkanlıkların düzeltilmesi saç kaybını azaltmada kritik rol oynar. Stresinizi yönetmek, düzenli uyku, dengeli beslenme ve saç dostu bir yaşam tarzı saçlarınızı korumanıza yardımcı olur.
Dermatolojik Hastalıklar ve Saç Derisi Problemleri
Bazen saç dökülmesinin nedeni saçlı derinin kendisindeki bir rahatsızlıktır. Seboreik dermatit (yağlı egzama), sedef hastalığı veya aşırı kepek sorunu saç derisinde iltihap ve pullanmaya yol açarak saçların zayıflamasına katkıda bulunabilir. Örneğin seboreik dermatitte oluşan yoğun yağ ve kepek tabakası saç foliküllerini tıkar, oksijen ve besin alımını azaltır; bu durumda saçlar sağlıksız hale gelir ve dökülmeye başlayabilir. Ancak burada asıl tetikleyici kepeğin kendisi değil, temizlenmeyen kirli saç derisidir. Mantar enfeksiyonları (saçkıran/tinea capitis) da özellikle çocuklarda yamalı saç dökülmelerine yol açabilir; tedaviyle saçlar geri gelir. Alopecia areata gibi otoimmün hastalıklar bağışıklık sisteminin kendi saç köklerine saldırması sonucu yuvarlak açılmalara (saçkıran) neden olur – bunun da şapka kullanımıyla ilgisi yoktur.
Özetle, dermatolojik bir sorun saç dökülmesine sebep oluyorsa, öncelikle o sorunun (iltihap, mantar, egzama vs.) tedavi edilmesi gerekir. Bu tip durumlarda şapka kullanımı ikincil bir detaydır. Hatta bazen, doğru türde bir şapka kullanmak saçlı deriyi güneşin zararlı ışınlarından koruyarak veya soğuktan muhafaza ederek bu dermatolojik rahatsızlıkların kötüleşmesini önleyebilir.
Görüldüğü gibi, saç dökülmesinin altında genetikten hormona, stresten beslenmeye pek çok neden yatabiliyor. Bu gerçek nedenler dururken, şapkayı günah keçisi ilan etmek doğru olmaz. Nitekim bilimsel araştırmalar da bunu destekliyor: Başını düzenli olarak örten erkeklerle örtmeyenler arasında kellik şiddeti açısından fark bulunmamıştır. Yani sürekli şapka takan birinde genetik yatkınlık yoksa saçları dökülmeyecektir; tam tersi genetik yatkınlığı olan biri şapka takmasa da saç kaybı yaşayacaktır. Sonuç olarak, şapkayı suçlamadan önce gerçek sebeplere odaklanmak gerekir.
Şapka Kullanımı ile İlişkilendirilen Mitler
Şapka ve saç dökülmesi konusunda kulaktan kulağa dolaşan birçok efsane (mit) vardır. Bu mitler bilimsel temelden yoksun olsa da o kadar yaygınlaşmıştır ki, çoğu kişi tarafından doğru kabul edilir hale gelmiştir. Şimdi bu yanlış inanışları tek tek ele alıp bilimsel gerçeklerle çürütelim:
Mit 1: “Şapka takmak saç kökünü havasız bırakır, saçlar oksijensizlikten dökülür.”
Bu iddia, şapka takmanın saç derisini hava alamaz hale getirip saç köklerini boğacağı inancına dayanır. Oysa dermatologlar, saç köklerinin ihtiyaç duyduğu oksijeni dışarıdan değil, kandan aldığını net bir şekilde ifade ediyor. Saç derimizdeki foliküller, tıpkı diğer organlarımız gibi oksijeni ve besinleri vücudumuzdaki kan dolaşımı ile temin eder. Yani saçlarınız “hava” değil, kan dolaşımı sayesinde beslenir. Başınızı bir şapkayla örttüğünüzde saç köklerinizin oksijen kaynağı kesilmez; bu bir yanlış anlamadır.
Elbette saç derisinin de makul düzeyde havalandırılması sağlıklıdır, fakat bu “hava” derinin yüzeyini ferah tutmak içindir, oksijen sağlamak için değil. Normal bir şapka takmak, saç derinizi tamamen izole etmez. Hatta hakiki deri veya pamuklu kumaş gibi nefes alabilen malzemelerden yapılmış şapkalar, bir miktar hava sirkülasyonuna izin verir. “Saç kökleri havasız kalıp ölür” miti bilhassa eski dönemlerden kalma yanlış bir varsayımdır.
Ancak şu noktaya dikkat: Eğer şapkanız aşırı derecede sıkıysa kafa derinize baskı yapıp kan dolaşımını çok hafif de olsa azaltabilir. Uzun süre dar bir şapka taktığınızda saçlı deride kızarıklık veya geçici bir uyuşukluk hissedebilirsiniz. Bu durum gerçekten de saç köklerine giden kan akımını bir miktar kısıtlayabilir ama genellikle geçicidir ve saç dökülmesine yol açmaz. Liv Hospital dermatoloji uzmanları, uzun süre çok dar şapkaların kafa derisinde tahriş ve kan dolaşımında azalma yapabileceğini, fakat bunun kalıcı bir saç kaybı nedeni olmadığını belirtmiştir. Yani oksijen ve dolaşım konusunda endişe etmenize gerek yok: Standart bir şapka saç köklerinizi “boğmaz” veya oksijensiz bırakmaz. Bu mit tamamen yanlış anlaşılmadan ibarettir.
Mit 2: “Sürekli şapka takarsan saçın uzamaz, yeni saç çıkmaz.”
Bir diğer popüler efsane de şudur: Şapka takmanın saçın büyümesini engellediği, hatta saç köklerini tembelleştirip yeni saçların çıkmasını durdurduğu iddia edilir. Aslında bu iddia, Mit 1’in bir varyasyonu gibi düşünülebilir. Gerçek şu ki, saçın uzama hızı ve yeni saç çıkışı foliküllerin genetik programına ve vücut şartlarına bağlıdır, şapka takıp takmamanıza değil. Saç telleri deri altında bulunan saç folikülünden uzar ve folikülün aktivitesini belirleyen faktörler hormonlar, genler ve beslenme durumudur. Bir şapka giymek, deri üzerindeki bir eylemdir ve folikülün derinlerindeki büyüme döngüsünü doğrudan etkilemez.
Eğer genetik olarak saçlarınız dökülmeye kodlanmışsa (androgenetik alopesi), ne şapka takmak ne de takmamak bunu durdurabilir – maalesef dökülme er ya da geç gerçekleşir. Tam tersine, genetik olarak saç dökülme riski olmayan bir kişi, başından şapkayı eksik etmese de kellik yaşamaz. Şapkanın genetiği değiştirme gücü yoktur. Uzmanlar “şapka takmak, saç kökünün genetik kaderini etkileyemez” diyerek bu miti net biçimde reddediyor.
Burada ilginç bir noktaya değinelim: Birçok erkek, saç dökülmesi başladığında bunu gizlemek için şapka takmaya başlar. Yani aslında şapka takma eylemi, dökülmenin sonucu olabilir, sebebi değil. Dışarıdan bakan biri, sürekli şapka takan kişide zamanla kellik oluşunca hatalı bir şekilde “Şapka yüzünden saçı döküldü” diye düşünüyor. Oysa gerçek tam tersi: Kişi saçları dökülmeye başladığı için şapka takmaya başlamış olabilir. Bu korelasyon-neden karışıklığı yüzünden bu mit doğmuştur.
Ayrıca “şapka takınca saç çıkmaz” diye endişe edenler için hatırlatalım: Saçlar uzayabilmek için doğrudan güneş ışığına veya havaya maruz kalmaya ihtiyaç duymaz. Folikül içinde saç üretimi, vücudun iç dinamikleriyle yürür. Hatta şapka takmanın güneşin zararlı etkilerinden koruyarak saçın sağlıklı uzamasına yardımcı olabileceği bile söylenebilir. UV ışınları saçın protein yapısına zarar verebildiği için (tıpkı saçta kimyasal açıcı etkisi yaparak proteini zayıflatır) aşırı güneşlenme saç tellerini kırılgan yapar, renklerini soldurur. Yazın güneş altında uzun süre kalacaksanız şapka takmak saçlarınızı korumanın en etkili yollarından biridir. Yani güneş gören saç daha hızlı uzar gibi bir durum yok; aksine şapkasız güneşte kalan saç daha fazla yıpranabilir.
Kısacası, şapka takmak saçın uzamasına engel olmaz. Saç kökünün üretim gücü yerindeyse, şapka altında da aynı hızla uzamaya devam eder. Eğer bir dönem saçlarınızın uzaması yavaşladıysa, bunun nedeni şapka değil beslenme, stres veya mevsimsel değişim gibi başka faktörler olabilir. Bu miti gönül rahatlığıyla çöpe atabilirsiniz.
Mit 3: “Hakiki deri şapkalar diğer şapkalardan daha çok terletir, saçı döker.”
Deri şapkalar konusunda da özel bir önyargı mevcut: “Deri hava almaz, kafayı fena terletir, o ter de saçı döker.” Özellikle sıcak havalarda Kadın deri şapka takmaktan çekinenler bu miti dile getirir. Fakat burada kritik bir ayrım var: Hakiki deri ile sentetik (suni) deri birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Hakiki deri, doğal gözenekleri sayesinde nefes alabilen bir malzemedir. Yani gerçek deri bir şapka, sanılanın aksine belirli ölçüde hava geçirir ve başınızı hava geçirmeyen plastik türevlere göre daha serin tutar. Bu özellik, deri ayakkabılarda olduğu gibi şapkalarda da konfor sağlar. Örneğin Bellona’nın malzeme rehberine göre, “Gerçek deri daha nefes alabilen bir malzeme olduğundan sıcak havalarda terlemeyi önleyebilir. Sentetik deri ise nefes almayabilir ve sıcak havalarda terleme yapabilir.”. Yani suçlanan hakiki deri değil, sentetik deridir.
Sentetik deri veya tamamen polyester malzemeden yapılmış şapkalar gerçekten de hava sirkülasyonu sağlamaz; başınızın ısısını ve nemini içeride hapsedebilir. Sıcak havada böyle bir şapka taktığınızda saç deriniz fazla ısınır ve terler, bu da mantar ve bakteri üremesi için elverişli bir ortam yaratır (kepek ve folikülit riskini birazdan ele alacağız). Ancak hakiki deri şapkalar, doğru şekilde astarlanmış ve kaliteli üretilmişse, bu terleme sorununu en aza indirir. Doğal deri, teri emip buharlaştırarak dışarı atabilen bir yapıya sahiptir. Hatta pek çok gerçek deri şapkanın iç kısmında pamuklu bir astar bulunur; bu astar teri emer ve derinin hava geçirgenliğiyle birleşerek başınızı serin tutar.
Dolayısıyla “deri şapka en çok terletir” demek genelleme olur. Kalitesiz suni deri veya plastik şapkalar terletir diyelim, bu doğrudur. Fakat hakiki deri şapka sentetiğe kıyasla çok daha saç dostudur: Başınızı aşırı terletmez, derinizin nefes almasına izin verir ve böylece saç köklerine zarar verebilecek bir durum oluşturmaz. Kaldı ki tek başına terleme bile doğrudan saç dökülmesi sebebi değildir; ter, tuz ve yağ birikimi temizlenmezse sorun olur. Bu miti çürütürken şu mesaj akılda kalmalı: Hakiki deri şapkalar uygun astar ve bakım ile doğru kullanıldığında saç dökülmesine yol açmaz, aksine rahat ettirir. Sentetik malzemeler ise saç derisine olumsuz etki edebilir. Bu nedenle, eğer terleme konusunda endişeniz varsa çözüm deri şapkadan kaçmak değil, kaliteli hakiki deri ve pamuk astarlı bir model tercih etmek olmalıdır.
Mit 4: “Sıcak havada şapka takmak saç kökünü yakar, saçı öldürür.”
Yaz aylarında bazı kişiler “Güneş alnını yakar, şapka da saç kökünü yakar” gibi bir düşünceye kapılır. Sanki sıcak günlerde şapka taktığımızda saç diplerimiz kavrulacak ve saçlarımız dökülecekmiş gibi bir endişe doğar. Gerçekte ise tam tersi doğrudur: Sıcak havada doğru şapkayı takmak, saç köklerini sıcaktan ve güneşten koruyarak onların zarar görmesini engeller.
Nasıl ki cildimizi güneşten korumak için şapka, şemsiye, güneş kremi kullanıyoruz, saç derimiz de güneşin UV ışınlarından ve aşırı ısıdan korunmaya muhtaçtır. Dermatolog Dr. Şükran Aslan Kaçar’ın belirttiği gibi, “Şapka takmak saç dökülmesine neden olmaz. Aksine, güneşin zararlı UV ışınlarından korunmak için şapka takmak saç sağlığı açısından son derece faydalıdır.” UV ışınları doğrudan saç tellerine temas ettiğinde, saçın keratin yapısını bozar ve telleri zayıflatır. Ayrıca güneş altında saçlı deri güneş yanığı riskiyle karşı karşıya kalır; bu da saç köklerine zarar verebilir. Özellikle yazın öğle güneşinde uzun süre kalınacaksa, şapka takmak saçlarınızı ve saç derinizi aşırı ısıdan ve UV’den korumanın en etkili yollarından biridir.
“Hava sıcak, şapka takarsam başım pişer” düşüncesi hakiki deri veya pamuklu, açık renk bir şapka için geçerli değildir. Aksine, geniş kenarlı açık renk bir deri şapka, güneş ışınlarını yansıtarak başınızın daha serin kalmasına yardımcı olur. Örneğin pamuk astarlı bir deri börk, yazın direkt güneş altında saçlarınızın kuruyup kırılmasını önlemeye destek olabilir (elbette çok sıcak havalarda uzun süre deri şapka takmak biraz bunaltıcı gelebilir; orada da çözüm hava alan ince malzemeli modeller seçmektir).
Özetle, şapka saç kökünü yakmaz, güneşin yakıcılığından korur. Tabii ki burada “doğru şapka” vurgusu önemli: Yazın kalın yünlü bir bereyle dolaşırsanız o bunaltır, ama bu zaten yanlış şapka seçimidir. Hakiki deri, keten veya pamuk gibi nefes alan malzemelerden yapılmış şapkalar yazın hem serin tutar hem de saçlı derinizi güneşin zararlı etkilerinden koruyarak saç sağlığınıza katkıda bulunur. Korkmadan şapkanızı takın; bilin ki dostunuzdur, düşmanınız değil.
Deri Şapka ve Saç Sağlığı İlişkisi
Artık şapkanın saç dökülmesine direkt neden olmadığını ortaya koyduk. Peki özellikle hakiki deri şapkalar ile saç sağlığı arasındaki ilişki nasıldır? Bu bölümde deri şapkaların saç derisine etkilerini ve doğru şapka seçiminin saç sağlığını nasıl etkileyebileceğini inceleyeceğiz.
Hakiki Derinin Nefes Alabilir Yapısı: Yukarıda da değindiğimiz gibi gerçek derinin önemli bir özelliği nefes alabilir olmasıdır. Deri malzeme, gözenekli yapısıyla hava sirkülasyonunu mümkün kılar. Bu, deri şapkaların içindeki nemin ve terin buharlaşarak dışarı atılmasına yardımcı olur. Sonuç olarak kaliteli bir hakiki deri şapka, sentetik bir şapkaya kıyasla başınızı daha serin ve kuru tutar. Saç deriniz çok terlemez, terlese bile hava dolaşımı sayesinde nem uzun süre hapsolmaz. Bir diğer avantaj: Deri doğal bir malzeme olduğu için kafa derisinin pH dengesini ve yağını nispeten nötr bırakır; plastik veya sentetik materyaller gibi alerjik reaksiyon veya tahriş oluşturma olasılığı düşüktür. Özellikle hassas cilde sahip kişilerde hakiki deri şapkalar, sentetik şapkalara kıyasla çok daha iyi tolere edilir (hatta çocuklarda dahi deri şapka tavsiye edilir, çünkü sentetik şapkalar küçük çocukların hassas cildinde kızarıklık ve kaşıntıya yol açabilir).
Sentetik Malzemelerin Terleme ve Koku Sorunları: Sentetik deri, polyester, naylon gibi yapay malzemelerle üretilmiş şapkalar ise ne yazık ki deri kadar cömert değildir. Bu materyaller hava geçirmez, bu yüzden de sıcak havalarda yoğun terlemeye neden olabilir. Ter, saç derisinde birikip uzun süre kalırsa bakteriler için adeta bir ziyafet ortamı oluşur. Sonuç? Kötü koku, kaşıntı, isilik benzeri döküntüler hatta folikülit (kıl kökü iltihabı) gibi sorunlar. Nitekim dermatologlar, hava almayan kask veya şapka takmanın saç derisinde folikülit ve seboreik dermatit gibi sorunları alevlendirebileceğini belirtmiştir. Bu tip sorunlar da dolaylı olarak saç sağlığını olumsuz etkileyebilir (iltihaplı bir saç derisinde saçlar normalden fazla dökülebilir). Ayrıca sentetik astarlı şapkalar saçta statik elektrik birikimine de neden olur; takıp çıkardığınızda saçlarınız elektriklenip havaya dikilebilir (özellikle kuru havalarda). Özetle, sentetik materyaller saçlı deriniz için en iyi ortamı sunmaz. Mümkünse şapka seçiminde tamamen sentetik modellerden kaçınıp hakiki deri veya pamuk, keten gibi doğal malzemelere yönelmek saç sağlığı açısından akıllıca olacaktır.
Astar Seçiminin Önemi: Bir şapkanın dış malzemesi kadar iç astarı da saç sağlığını etkileyebilir. Deri şapkaların birçoğunda konfor için astar bulunur. Burada tercih edilecek astar kumaşı büyük fark yaratır: Pamuklu astar yumuşaktır, nem emici özelliğiyle teri içine çeker ve hava sirkülasyonu sağlar. Bu sayede saç derisi daha kuru ve ferah kalır. Pamuk aynı zamanda hipoalerjeniktir, alerji yapmaz, hassas ciltlere uygundur. İpek veya saten astarlar da saçlar için iyidir – çok kaygan oldukları için saçla sürtünmeyi en aza indirirler, böylece saç kırılması ve elektriklenme azalır. Özellikle kıvırcık veya kabaran saçlar için saten/ipek astarlı bereler tavsiye edilir; bu sayede saç telleri kabarmadan, yatışmış kalır. Buna karşın polyester veya naylon astarlar daha az nefes alır ve saçla sürtündüğünde statik elektrik oluşturabilir. Sentetik astarlı bir şapka sıcak ve nemli havalarda ekstra rahatsızlık verebilir, saç derisini terletip mantar üremesine zemin hazırlayabilir. Kısacası, şapkanın iç astarı pamuklu ya da ipek gibi doğal ve yumuşak malzemeden olursa saç deriniz daha mutlu olacaktır. Hakiki deri bir şapkada astar genellikle kaliteli pamuklu kumaştan yapılır ve bu da saç sağlığına olumlu yansır.
Saçlı Deride Kan Dolaşımı ve Şapka Baskısı: Şapka-saç ilişkisine dair endişelerden biri de şapka takmanın saç köklerine baskı yaparak kan dolaşımını engellemesi konusuydu. Tekrar vurgulayalım, normal bir şapka kan dolaşımınızı durdurmaz. Ancak şapkanızın bedeni çok darsa, yani başınızı lastik gibi sıkıyorsa, uzun süreli kullanımda saçlı deride bir iz bırakabilir ve o bölgede geçici bir kan dolaşımı azalması olabilir. Bu durumda da genellikle kalıcı bir zarar oluşmaz; şapkayı çıkardıktan bir süre sonra dolaşım normale döner ve herhangi bir saç kaybı yaşanmaz. Yine de kim rahat rahat bütün gün alnını sıkan bir şapka takmak ister ki? Bu yüzden doğru beden seçimi çok önemli (ilerleyen bölümlerde doğru beden tüyoları vereceğiz).
Haddinden fazla sıkı şapkalar yalnızca kan akışını değil, saç tellerini de fiziksel olarak zorlayabilir. Örneğin sert ve sıkı bir şapkanın kenar kısmı sürekli aynı bölgedeki saçları sürtüp kırıyorsa, o bölgede mekanik saç kırılması/dökülmesi gözlemlenebilir. Buna tıpta “traction alopecia” denir, yani çekme/gerilme kaynaklı saç kaybı. Genelde çok sıkı at kuyruğu, örgü gibi saç modellerinde görülür ama aşırı sıkı bir şapka da benzer gerilme yaratabilir. Neyse ki bu durum, şapka kullanımı bırakılır veya gevşek bir şapka kullanılırsa geri dönüşümlüdür; saçlar tekrar çıkar. Yine de ders belli: Şapkanız rahatsız edici derecede sıkıysa, doğru bedene geçmelisiniz. Rahat oturan bir şapka, saç köklerinize zarar vermez. Uzmanların önerisi de bu yönde: Şapka kullanırken uzun vadede sorun yaşamamak için bol ve konforlu bir bedende, ayarlanabilir şapkalar tercih etmek gerekir. Böylece gereksiz gerginlik ve baskı olmayacak, saç kökleriniz strese maruz kalmayacaktır.
“Doğru Şapka = Saç Dostu” Mesajı: Tüm bu noktaları toplarsak ortaya net bir tablo çıkıyor: Kaliteli, hakiki deri bir şapka ve doğru kullanım, saç sağlığınızı destekler veya en azından nötr kalır; zarar vermez. Deri şapka başınızı soğukta sıcak, sıcakta nispeten serin tutar, güneşten korur, ılıman bir mikro iklim yaratır. Havasız bırakmaz, saç köklerinizi boğmaz. Tabii bütün bunlar, şapkanızı temiz tuttuğunuz ve kafanıza uygun modeli seçtiğiniz sürece geçerli. Eğer yanlış bir ürün seçer veya bakımını yapmazsanız, en iyi malzeme bile sorun çıkarabilir. Ama genelde “hakiki deri şapka = saç dostu şapka” diyebiliriz. Sentetik, kalitesiz, çok sıkı şapkalar ise “saç düşmanı” kategorisine girebilir. Seçim sizin: Şapkanızı akıllıca seçer ve kullanırsanız, saçlarınızı kaybetmek bir yana, onları dış etkenlerden korumuş olursunuz.
Yanlış Şapka Kullanımının Riskleri
Şapka takmak doğrudan saç dökülmesine sebep olmasa da yanlış alışkanlıklar veya ihmal durumunda dolaylı bazı riskler oluşturabilir. Bu riskler genelde saç kaybından ziyade saç derisi sağlığıyla ilgilidir; ancak saç deriniz bozulursa saçlarınız da etkilenir. İşte yanlış şapka kullanımının olası riskleri ve zararları:
Aşırı sıkı şapka kullanmak: Çok dar, kafayı sıkan şapkalar uzun vadede saçlı deride tahriş yapabilir. Sürekli baskıya maruz kalan bölgelerde saç telleri zayıflayıp kırılabilir. Bu durum özellikle şapka kenarlarının temas ettiği saç çizgisi boyunca görülebilir (örneğin alın veya şakak bölgesinde). Tıp literatüründe traction alopecia olarak geçen çekme kaynaklı saç kaybı, şapkanın saçı sürekli çekiştirmesiyle tetiklenebilir. Örneğin sert bir kask veya baret takan bazı kişilerde kenar bölgelerde saç kıran benzeri boşluklar oluşabildiği rapor edilmiştir. Neyse ki bu tip dökülmeler genellikle kalıcı değildir; şapka baskısı ortadan kalkınca saçlar yeniden çıkar. Yine de kimse böyle bir problem yaşamak istemez. Bu yüzden şapkanızın bedenini doğru seçmeli, başınızı sıkacak kadar dar modellerden kaçınmalısınız (iki parmağınız alnınızla şapka bandı arasına girebilmeli). Aşırı sıkı şapkaların bir diğer riski de kan dolaşımını azaltmalarıydı, bunu da unutmayalım.
Kirli veya bakımsız şapka takmak: Uzun süre temizlenmeyen, terli kalan şapka astarı tam bir bakteri ve mantar yuvasına dönüşebilir. Şapkanın iç astarında biriken ter, yağ ve ölü deri hücreleri mikrop üremesi için ideal ortamdır. Böyle bir ortamda saçlı deriye temas eden astar, foliküllerin enfeksiyon kapmasına neden olabilir. Örneğin kıl kökü iltihabı (folikülit) bu şekilde tetiklenebilir. Folikülit, saç köklerinde kırmızı sivilce benzeri kabarcıklar ve kaşıntı ile kendini gösteren bir enfeksiyondur; ilerlerse saç köklerine zarar verip o bölgede dökülmeye yol açabilir. Keza seboreik dermatit (yağlı egzama) sorununuz varsa, kirli ve nemli bir şapka bunu alevlendirebilir. Liv Hospital uzmanları, uzun süre terli kalan başlıkların egzama ve kaşıntı sorunlarını artırabileceğini bildiriyor. Kepek problemi de benzer şekilde kötüleşebilir: Örneğin kışın yünlü bir şapka saç derisi ısısını yükseltip Malassezia mantarının çoğalmasını hızlandırarak kepeği artırabilir. Kısaca, şapkanız temiz değilse veya sürekli terli kalıyorsa, saç derinizde kaşıntı, kepeklenme, kızarıklık gibi sorunlar baş gösterebilir ve bu da saçlarınızın sağlığını olumsuz etkiler. Çözüm: Şapkanızın iç astarını düzenli olarak temizleyin, yıkanabilir ise yıkayın veya değiştirin. Deri şapkaları da nemli bezle silip havalandırarak temiz tutun.
Islak veya nemli şapka takmak: Bazen yağmura yakalanıp şapkamızla ıslanırız veya çok terlediğimiz halde şapkayı çıkarmayız. Islak bir şapkayı (hele ki içi de ıslaksa) takmaya devam etmek büyük hata. Nemli bir ortam mantarların üremesi için çok elverişlidir. Özellikle sıcak havada nemli kalan bir şapka, saç diplerinde mantar enfeksiyonu riskini artırabilir. Tinea capitis gibi mantar enfeksiyonları saç dökülmesine neden olabilecek kadar ciddi boyutlara ulaşabilir. Ayrıca ıslak deri şapka esneyebilir, şeklini kaybedebilir ve kafanıza tam oturmaz hale gelebilir. Nemli şapkayı hemen kurutmak ve mümkünse yedek kuru bir şapkayla değiştirmek en iyisidir. Unutmayın, deri şapkalar makinede veya yüksek ısıyla kurutulmamalıdır; doğal oda sıcaklığında kurumaya bırakılmalıdır. Islak şapkayı kalorifer üzerinde kurutmaya kalkarsanız derisi çatlayabilir. Bu da şapkanın ömrünü kısaltır ve bakteri tutmasına neden olur.
Şapkayı uzun süre hiç çıkarmamak: Gün boyu (hatta bazıları evde bile) şapkayı kafadan çıkarmayan insanlar vardır. Saç deriniz arada bir havalanmaya ihtiyaç duyar; en azından teri kurumalı, kafa deriniz dinlenmelidir. Şapkayı 24 saat hiç çıkarmamak, saç derisinde hijyen sorunlarına yol açar. Sürekli kapalı kalan deri daha çok yağ üretir, gözenekler tıkanır. Ayrıca şapka altında saçlar sürekli sürtünmeye maruz kalabilir, bu da kırılmaları artırır. Devamlı şapka takan birinin şapkayı çıkardığında saçlarının dağınık ve ezilmiş olması bir yana, saç diplerinin havasızlıktan ötürü kaşınması da bundandır. Dermatologlar, şapkanın normalde saç kaybına yol açmadığını ama kafa derisinin temizliği ihmal edilirse veya sürekli şapka ile kapalı kalırsa kepek ve dermatit gibi durumların ortaya çıkabileceğini söylüyor. Dolayısıyla, gün içinde fırsat buldukça şapkanızı çıkarıp saç derinizi birkaç dakika dinlendirin. Eve geldiğinizde ilk iş şapkayı çıkarmak olsun. Hatta mümkünse iki şapka arasında gün ortasında saçınızı hafifçe tarayarak hava almasını sağlayabilirsiniz. Uzun süre hiç çıkarmamak sadece efsanevi dedektiflere özgü bir imaj olsun, siz uygulamayın.
Görüldüğü gibi, şapkanın yanlış kullanımı ya da bakımsız bırakılması çeşitli saç derisi problemlerine neden olabilir. Bu problemler de dolaylı olarak saç dökülmesini etkileyebilir. Ancak bu etkiler genellikle geçici ve düzeltilebilir etkilerdir; yani doğru önlemleri alarak riskleri ortadan kaldırabilirsiniz. Bir sonraki bölümde, saç dökmeyen şapka kullanımı için alabileceğiniz önlemleri ve ipuçlarını 10 maddede özetleyeceğiz.
Saç Dökmeyen Şapka Kullanımı İçin 10 İpucu
Şapkanızı gönül rahatlığıyla takabilmeniz, saç sağlığınızı koruyup hatta destekleyebilmeniz için işte 10 pratik ipucu:
Doğru beden seçimi yapın: Şapkanız ne çok bol düşüp gözlerinizi kapamalı ne de çok sıkıp başınızı ağrıtmalı. Kafanıza uygun bedeni bulun – ölçüyle veya deneyerek. Aşırı sıkı şapkalar hem rahatsızlık verir hem de saç köklerine gereksiz baskı yapar. Doğru beden bir şapka, parmaklarınızı hafifçe içeri sokabildiğiniz ve başınızda iz yapmayan şapkadır. Böylece saç diplerinizde kan dolaşımı normal seyrinde olur, saçlarınız bir baskı altında kalmaz. Eğer şapkanızı çıkardığınızda alın çevrenizde derin bir iz görüyorsanız, bir beden büyük şapka alın.
Hakiki deri veya doğal malzeme tercih edin: Şapka seçerken malzemesine dikkat edin. Hakiki deri, pamuk, keten, hasır gibi doğal ve nefes alan materyaller saç sağlığı için idealdir. Hakiki deri şapkalar yaz-kış konfor sunar; terletmez ve saç derisini tahriş etmez. Buna karşın suni deri, plastik, vinil gibi malzemelerden kaçının – bu materyaller hava geçirmez ve saç derinizi adeta buhar odasında tutar. Sentetik malzemeli şapkalar terlemeye, mantar ve bakteri üremesine davetiye çıkarabilir. Örneğin yazın sentetik bir şapka yerine hafif pamuklu bir kep, kışın ise hakiki deri bir börk çok daha saç dostu seçimler olacaktır.
Astarı nefes alan modeller seçin: Şapkanızın iç astarı varsa, bunun malzemesine de bakın. Pamuklu astarlı şapkalar teri emer ve hava sirkülasyonu sağlar. Eğer saçlarınız kıvırcık veya kolay kırılıyorsa, ipek ya da saten astarlı modelleri tercih edin – bu kaygan astarlar saçla sürtünmeyi azaltır, elektriklenmeyi önler. Kalın polyester astarlı bir şapkayı mümkünse almayın; yazın çok terletir, kışın ise saçlarınızı elektriklendirebilir. Kısacası “nefes alan astar” ifadesini ürün açıklamalarında arayın. Hakiki deri şapkalarda genelde astar kalitelidir ama yine de kontrol etmekte fayda var.
Şapkanızı düzenli havalandırın: Her gün aynı şapkayı takıyorsanız, ona dinlenme molaları verin. Eve gelince şapkanızı çıkarıp kuru ve havadar bir yerde bekletin. Terlediyse ters çevirip astarının hava almasını sağlayın. Mümkünse iki farklı şapka arasında dönüşümlü kullanın, böylece birisi iyice kurumuş olur. Şapkanızı havalandırmak, içindeki nemi ve kokuyu azaltır, bakteri ve mantar oluşumunu engeller. Deri şapkalarda doğal havalandırma özellikle önemli – kalorifer üstüne koymayın, kendi kendine odada kurusun. Böylece ertesi gün tertemiz ve kuru bir şapka takarak saç derinizi ferah tutarsınız.
Nemliyken şapka takmayın: Duştan çıktınız, saçlarınız ıslak; hemen şapkayı kafaya geçirmeyin. Islak saçla şapka kullanmak hem saç tellerine zarar verir (ıslak saç daha kırılgan olur, şapka altında şekli bozulur) hem de saç deriniz uzun süre nemli kaldığı için mantar oluşumuna uygun bir ortam doğar. Terliyken de aynı şekilde, imkan varsa saç diplerinizi kurulayıp öyle şapka takın. Yağmurda ıslanmış bir şapkayı asla bütün gün kafanızda tutmayın – şapkanızı ve saçlarınızı kurulayın. Islak deri şapka ayrıca zarar da görebilir; suya maruz kalan deri uygun kurutulmazsa çatlar, sertleşir. Bu nedenle yağmurda hakiki deri şapkanız ıslandıysa oda sıcaklığında kurumaya bırakın, kesinlikle makineye atmayın veya fön tutmayın. Özetle: Kuru saç + kuru şapka = mutlu saç derisi.
Saç derisi hijyenine dikkat edin: Şapka takan birisi olarak saç derinizin temizliğine ekstra özen göstermelisiniz. Saçlarınızı düzenli aralıklarla (yağlanma durumunuza göre günlük veya iki günde bir) uygun bir şampuanla yıkayın. Bu, şapka altında kalan saç derinizde biriken yağ, ter ve kirin temizlenmesini sağlar. Temiz saç derisi, kepek ve folikülit riskini azaltır, saç köklerinin sağlıklı kalmasına yardım eder. Özellikle spor yapıp şapka taktıysanız, sonrasında saçlarınızı yıkamadan uyumayın – tuzlu ter saç derinizi tahriş edebilir. Ayrıca şapka kullanımına bağlı elektriklenme veya kuruluk yaşıyorsanız, durulanan bir saç kremiyle saç tellerinizi yumuşatabilirsiniz. Saç diplerinize ara sıra masaj yaparak kan dolaşımını canlandırmak da faydalıdır. Unutmayın, şapkanız temiz, saç deriniz temiz olursa sorun çıkmaz.
Uzun süreli kullanımlarda şapkayı çıkarıp mola verin: Eğer işiniz gereği veya alışkanlık olarak saatlerce şapka takıyorsanız, gün içinde fırsat buldukça birkaç dakika şapkanızı çıkarın. Saç dipleriniz biraz hava alsın, serinlesin. Bu, biriken terin de buharlaşmasına yardımcı olur. Mesela açık havada tüm gün gezecekseniz, gölgede otururken şapkanızı çıkarmak iyi gelecektir. Kışın kapalı mekanlara girdiğinizde berenizi hemen çıkarın ki içeride terleyip sonra dışarı çıkınca soğukla birleşip üşütmeyin. Arada saçlarınızı parmaklarınızla karıştırarak havalandırmak saç derinize “nefes aldırır.” Dermatologlar, sürekli şapka takmanın kendisinin değil ama temiz hava almayan saç derisinin sorun yaratabileceğini belirtiyor, bu yüzden siz saç derinizi arada bir özgürlüğüne kavuşturun. Bu kısa molalar, saç foliküllerinin stresini azaltır.
Saç tipinize uygun şapka modeli seçin: Her saç tipi için ideal şapka biraz farklı olabilir. Örneğin kıvırcık veya kabaran saçlarınız varsa, iç astarı düz ve kaygan (saten gibi) şapkalar elektriklenmeyi azaltır; ayrıca geniş ve derin şapkalar saçlarınızı sıkıştırmadan toplar. Kıvırcık saçlılar bere takarken saçlarını tamamen içine sıkıştırmamaya özen göstermeli, mümkünse bukleleri dağıtmayacak geniş tarzda bereler seçmelidir. Uzun saçlıysanız, arkasında saçınızı çıkarmanız için boşluk olan şapkalar (mesela arkadan ayarlanabilir kayışlı kep veya at kuyruğu deliği olan şapkalar) kullanışlıdır. Saçınızı tepeden toplayıp şapkanın altına sığdırmak yerine açık bırakarak geniş kenarlı şapkalar kullanabilirsiniz. Uzun saç için fötr, kovboy şapkası, geniş kenarlı fedora gibi modeller yüzü güneşten korurken saçları ezmez. Kısa saçlı veya kel iseniz, içi yumuşak astarlı ve dikişsiz şapkalar kafanızı tahriş etmeyecektir. Özellikle tamamen tıraşlı bir kafa derisine sahipseniz, pamuk astarlı deri şapka sizi rahatsız etmez, ayrıca saç olmadığından koruması daha da önemlidir (güneş yanığına karşı). Kelliği gizlemek için şapka takanlara da öneri: Mutlaka temiz ve hava alan bir şapka kullanın, çünkü saç olmayan kafa derisi terlemeye ve güneş yanığına daha açıktır. Özetle, saç tipinize göre şapkanızın modelini ve materyalini ayarlayın ki maksimum konfor sağlayın.
Mevsime uygun şapka kullanın: Yanlış mevsimde yanlış şapka giymek saç derinizi sıkıntıya sokabilir. Yazın, açık renkli, hafif ve nefes alabilen şapkaları tercih edin. Örneğin hasır şapkalar, ince pamuklu kep ve şapkalar yazın idealdir – bunlar güneşten korur ama hava geçirir. Hakiki deri yazlık şapkalar da genelde içi delikli veya fileli tasarlanır, terletmez. Kışın ise hakiki deri kürklü şapkalar (börk, ushanka gibi) veya içi yün/polar astarlı bereler kullanabilirsiniz. Ancak dikkat: Kışlık şapkanız sıcak tutarken aynı zamanda nem tutmayan, teri emen yapıda olmalı. Örneğin deri dış yüzeyi olan, içi pamuklu ya da nefes alan polar astarlı bir bere, kafa derinizi sıcak tutarken teri de buharlaştırır. Çok terleyen biriyseniz kışın bile mümkün mertebe %100 yün yerine akrilik karışımlı ya da pamuk astarlı ürünler seçin, çünkü saf yün çok sıcak tutup terletebilir (sonrasında ter soğuyunca üşütür de). Mevsime uygun şapka seçerek saçlı derinizi ne pişirin ne üşütün. Ayrıca yazın güneş kremi sürülmemiş kafa derisiyle dolaşmayın; eğer şapka takmayacaksanız en azından saç ayrımlarınıza güneş koruyucu uygulayın.
Deri şapkanızı doğru şekilde temizleyin ve bakım yapın: Hakiki deri şapkalar uzun ömürlüdür ama doğru bakım ister. Deri şapka kesinlikle çamaşır makinesinde yıkanmaz – su ve deterjan deriyi sertleştirip şeklini bozar. Bunun yerine, dış yüzeyini belirli aralıklarla hafif nemli yumuşak bir bezle silin. İç astarı varsa, çıkarılıp yıkanabiliyorsa yıkayın, değilse nemli bezle içini de silip kurulayın. Deri üzerindeki hafif lekeleri nemli bezle tampon yaparak alabilirsiniz; yağ lekesi varsa üzerine mısır nişastası/bebek pudrası döküp bekletin, sonra fırçalayın (yağı emer). Şapkanızı her temizledikten sonra deri bakım kremi veya doğal vazelin ile hafifçe ovalayarak besleyin. Bu, derinin çatlamasını önler ve esnek tutar. Şapkanızı kullanmadığınız zamanlarda kuru ve serin bir yerde, mümkünse formunu koruyacak bir kafa maketi veya kutu içerisinde saklayın. Doğrudan güneş altında uzun süre bırakmayın. Eğer şapkanız çok ıslandıysa kendi kendine kurumasını bekleyin; radyatör, saç kurutma makinesi gibi ısı kaynaklarından uzak tutun. İçi kürklü börk kullanıyorsanız, iç kürk kısmı için de aynı şekilde havalandırarak temizleme yöntemini uygulayın; kimyasal sprey vs. sıkmayın. Bu bakım rutinleri sayesinde deri şapkanız hem yıllarca dayanacak hem de her zaman temiz olduğu için saç derinize hiçbir zararı dokunmayacaktır.
Bu ipuçlarını uyguladığınızda, şapka kullanımının saç dökmediğini kendi deneyiminizde de göreceksiniz. Özetle: Doğru şapka + doğru kullanım = Sağlıklı saçlar ve konforlu bir kafa derisi demektir.
Dermatolojik Görüşler ve Bilimsel Kaynaklar
“Şapka saç döker mi?” sorusunu sadece biz gündeme getirmiyoruz; dermatologlar, saç ekim uzmanları ve bilim insanları da bu konuya açıklık getiren pek çok yorum yapmıştır. Bu bölümde, uzman görüşlerinden ve bilimsel çalışmalardan derlediğimiz bilgileri paylaşacağız.
Öncelikle genel kanıyı belirtelim: Dermatologların ortak görüşü, şapka takmanın tek başına kalıcı saç dökülmesine neden olmadığı yönündedir. Örneğin Ducray Dermatoloji Laboratuvarları’nın hazırladığı bir rehberde, “Şapka ya da bere takmanın saç dökülmesiyle ilgisi yoktur. Şapka takmanın saç köklerine baskı yaparak dökülmeye neden olacağı inanışı tamamen yanlıştır.” ifadeleri yer almıştır. Yani tıbbi otoriteler, halk arasındaki bu inanışın bilimsel bir temeli olmadığını vurgulamaktadır. Liv Hospital dermatologları da benzer şekilde, şapkanın çok uzun süre takılması halinde terleme-nem nedeniyle egzama veya sedef alevlenmesi yapabileceğini ancak saç dökülmesi yapmayacağını açıkça belirtmiştir.
Uzman Dr. Şükran Aslan Kaçar, bu konuda kapsamlı bir açıklama yapmış ve şapka mitinin nasıl ortaya çıktığını anlatmıştır. Dr. Kaçar’a göre şapka takmak saç dökmediği gibi, güneşten koruduğu için saç sağlığına faydalıdır. Ayrıca, saç dökülmesi başladıktan sonra insanların şapka takmaya yöneldiğini ve bu nedenle şapka takma davranışının aslında dökülmenin sonucu olduğunu, sebebi gibi yanlış algılandığını belirtmiştir. Yani uzmanlar bu mitin çıkış noktasının, nedensellik ile rastlantısal birlikteliğin karıştırılması olduğunu söylüyor. Saçları dökülen birinin şapka takması, şapkanın dökülme yaptığı şeklinde yorumlanmamalıdır.
Saç cerrahisi uzmanları da benzer görüşte. Örneğin Birleşik Krallık’taki Maitland Klinik medikal direktörü Dr. Edward Ball, “Şapka takmanın saç dökülmesine yol açtığına dair bir kanıt yok. Eğer saçlarınızda seyrelme varsa, sebebi çok büyük ihtimalle genetik, hormonal veya başka tıbbi bir faktördür” demektedir. Dr. Ball ayrıca, kötü şapka hijyeni veya sürekli çok sıkı şapka kullanımı gibi durumların nadiren de olsa folikülit veya traction alopecia gibi sorunlara katkıda bulunabileceğini, ancak bunların hatalı kullanım kaynaklı olduğunu, bizzat şapkanın suçu olmadığını vurgulamıştır. Bu, şu anlama gelir: Eğer bir kişi sürekli kirli bir şapka takıp saç derisini ihmal ederse veya çok sıkı bir şapkayı ısrarla kullanırsa, elbette bazı dermatolojik problemler tetiklenebilir. Fakat bunlar şapkanın normal kullanımından değil, yanlış kullanımından doğan problemler olarak kabul edilmelidir.
Konuya bilimsel araştırmalar açısından bakarsak, elimizde ilginç veriler de var. 2017 yılında yapılan bir çalışmada, düzenli şapka/başörtüsü kullanan erkeklerin androgenetik alopesi (erkek tipi kellik) şiddeti incelenmiş ve başını örtenlerle örtmeyenler arasında kelliğin ilerleme düzeyi bakımından bir fark bulunamamıştır. Bu çapraz kesitsel çalışma, şapka takmanın androgenetik saç dökülmesini ne hızlandırdığını ne de yavaşlattığını ortaya koymuştur. Yani genetik kellik kendi seyrinde ilerler, şapka takmak bu seyri değiştirmez. Bu da mitlerin aksine bilimsel verinin şapkayı akladığını gösteriyor.
Bir diğer bilimsel nokta: Saç dökülmesi üzerine çevresel faktörlerin etkisini araştıran yayınlar, güneş ışığına maruz kalmanın ve UV hasarının saç tellerini zayıflatarak kırılmaları artırdığını, ancak şapka takmanın böyle bir olumsuz etkisinin olmadığını bildiriyor. Hatta Cleveland Clinic’ten Dr. Wilma Bergfeld, güneş ışınlarının saçta tıpkı çamaşır suyu etkisi yaparak melanin pigmentini ve keratini bozduğunu, bu yüzden şapka kullanarak saçları UV’den korumanın önemli olduğunu belirtiyor. Bu da şapkanın aslında saç için bir koruyucu araç olabileceğini bilimsel temelde destekleyen bir görüş.
Özetle, dermatolog ve uzman görüşleri şu ortak paydada buluşuyor:
Şapka takmak tek başına saç dökülmesine yol açmaz. Bu konuda ciddi bir bilimsel bulgu yoktur ve uzmanlar da aksini düşünmektedir.
Yanlış şapka kullanımı (çok sıkı, kirli şapkalar) saç derisinde problemlere neden olabilir ama bu durum uygun önlemlerle bertaraf edilebilir.
Şapkanın faydaları da vardır: Güneş ve çevresel hasarlardan koruma, soğukta saç köklerini sıcak tutma gibi olumlu etkileri bilimsel olarak kabul görmektedir.
Her saç dökülmesi vakasında şapka suçlanmamalı; altında genetik, hormonal veya medikal sebepler aranmalıdır.
Sonuç olarak uzmanlar, “Şapka saç dökülmesi yapar” düşüncesini bir mit olarak nitelendiriyorlar ve biz de bu yazıda gördüğümüz gibi haklı nedenleri var. Modern tıbbın rehberliğinde, şapkanızı doğru seçip kullanarak hem saç sağlığınızı koruyabilir hem de istediğiniz tarzda giyebilirsiniz.
Deri Şapka Kullanıcı Deneyimleri
Teorik bilgiler bir yana, gerçek hayatta insanların şapka kullanımıyla ilgili deneyimleri ne söylüyor? Bu bölümde, deri şapka kullanıcılarının yaşadıklarından ve geri bildirimlerinden bahsederek konuyu pratik açıdan değerlendirelim.
Öncelikle olumlu deneyimlerden başlayalım: Hakiki deri şapka kullanan birçok kişi, saç dökülmesinde herhangi bir artış yaşamadıklarını ve aksine saçlarının daha iyi korunduğunu ifade ediyor. Örneğin, iki yıldır yaz kış hakiki deri kalpak şapka takan bir kullanıcı, saç çizgisinde hiçbir değişim olmadığını, aksine saçlarının güneşten ve rüzgârdan korunduğu için daha az yıprandığını söylüyor. Bu kullanıcı, deri şapkasının iç astarının pamuklu olmasının başını serin tuttuğunu ve uzun yürüyüşlerde bile bunalmadığını belirtiyor. Benzer şekilde, düzenli olarak deri kep kullanan genç bir birey, “Şapka takmaya başlamadan önce de dökülen dökülüyordu, şapkadan sonra dökülme artmadı; en azından güneşte saçım yanmıyor, tozdan kirden koruyor” diyerek şapkanın nötr veya pozitif bir etkisi olduğunu dile getiriyor. Bu gibi geri bildirimler, doğru malzeme ve beden seçildiğinde şapkanın saç dökülmesine ekstra bir katkısı olmadığını destekliyor.
Tabii ki her deneyim toz pembe değil; olumsuz deneyimler de yok değil ve bunlar genellikle “yanlış şapka seçimi” veya “yanlış kullanım” ile ilgili. Örneğin sentetik deriden yapılmış, hava almayan bir şapkayı sürekli takan bir kişi, bir süre sonra saç derisinde yoğun kaşıntı ve kepek sorunu yaşadığını anlatıyor. Bu kişi, özellikle yaz aylarında kafasının çok terlediğini ve şapkanın içinin adeta tuzlu suyla dolduğunu, bunu temizlemeyip giymeye devam ettiğinde saç diplerinde sivilce benzeri kabarcıklar oluştuğunu fark etmiş. Sonuçta dermatoloğa giden bu kullanıcıya folikülit teşhisi konmuş ve doktor şapkasını temizlemesini, mümkünse değiştirmesini tavsiye etmiş. Kişi daha sonra hakiki deri bir şapka alıp düzenli temizleyerek kullanmaya başlamış ve sorunlarının büyük ölçüde azaldığını ifade ediyor. Bu deneyim bize şunu gösteriyor: Kötü bir şapka (sentetik ve kirli) sorun çıkarırken, kaliteli ve temiz bir şapka aynı sorunu yaratmıyor. Yani şapka kötü deneyimin nedeni değil, yanlış şapka kötü deneyime sebep.
Bir başka vakada, çok sıkı bir şapka kullanan bir birey saçlarının şapka kenarının geçtiği hizada (alnının yanlarında) daha fazla döküldüğünü fark etmiş. Başta “şapka döküyor” diye düşünse de sonra fark etmiş ki şapka lastiği o bölgedeki saçları sürekli çekiştirip kırıyor. Bu kişi şapkasını bir beden büyük olanla değiştirmiş ve saç kırılması sorunu ortadan kalkmış, birkaç ay içinde o bölgelerdeki saçlar normale dönmüş. Bu da bize traction alopecia riskinin gerçek bir örneğini sunuyor: Çok sıkı şapka saç kırılmasına yol açmıştı, ancak sorun çözülünce saçlar geri geldi. Kullanıcı şimdi “Önceki şapkam hatalıydı, şimdi geniş ve ayarlanabilir bir model aldım, problem kalmadı” diyor.
Kullanıcı yorumlarından bir diğeri kepek konusuna dair: Aşırı kepek problemi olan bir kişi, özellikle kışın şapka taktığında kepeğinin arttığından şikâyetçi olmuş. Yaptığı gözlem şu: Evde şapka takmadığı zaman kepek daha kontrollü, ama tüm gün yün bere taktığı iş günlerinde omuzlarına daha çok kepek dökülüyor. Bunun üzerine astarı pamuklu bir deri bereye geçmiş ve ofiste arada sırada şapkasını çıkarıp saç diplerini havalandırmaya başlamış. Bu küçük değişikliklerin ardından kepeğinde belirgin azalma olduğunu belirtiyor. Buradan anlıyoruz ki, eğer şapka kepeği artırıyorsa muhtemelen çok sıcak tuttuğu ve terlettiği içindir. Bu kişi malzeme değiştirip kullanım şeklini düzeltince sorun çözülmüş.
Genel bir eğilim olarak şunu söyleyebiliriz: Hakiki deri şapka kullanıcıları genelde memnun ve saçlarıyla ilgili ekstra bir sorun bildirmiyorlar. Memnuniyetsizlik belirtenler ise daha çok sentetik veya kalitesiz şapka deneyimi yaşayanlar. Bu da makalemizin temel mesajıyla uyumlu: Doğru şapka zararsız, yanlış şapka sorunlu olabilir.
Sonuç olarak, gerçek kullanıcı deneyimleri de bilimsel gerçekleri doğrular nitelikte. Şapka yüzünden dramatik bir saç kaybı yaşayan, tamamen kellik geliştiren birine rastlanmıyor. Problemler varsa da geçici ve düzeltilebilir nitelikte. Hatta birçok kullanıcı için şapka, saçlarını kötü hava koşullarından koruyan bir kalkan görevi görmüş durumda. Bu nedenle, güvenilir kullanıcı hikayeleri de “şapka saç dökmez” tezini destekliyor. Yine de herkesin deneyimi farklı olabileceğinden, kendi vücudunuzu gözlemleyip en uygun şapka kullanım şeklini bulmanızı tavsiye ederiz.
Satın Alma Rehberi – Saç Sağlığını Korumak İçin Hangi Şapka?
Saç sağlığınızı korumak ve dökülme endişesi yaşamadan şapka takmak istiyorsanız, doğru şapkayı satın almak önemli bir adım. Piyasada birçok model ve malzeme seçeneği var. Aşağıda, saç dostu özellikleriyle öne çıkan bazı şapka türlerini ve seçim ipuçlarını bulabilirsiniz:
Hafif astarlı hakiki deri börk modelleri: Börk, özellikle kış aylarında popüler olan, genellikle içi kürklü veya astarlı deri şapkalara verilen genel addır. Hakiki deri börk şapkalar, başınızı soğuktan mükemmel korurken doğal deri yapısı sayesinde nefes alır. İç astarı hafif ve pamuklu olan börk modelleri saçlarınızı terletmez, uzun süre kullanımda bile konfor sağlar. Eğer geleneksel bir stil seviyorsanız hem şık hem de saç dostu bir seçenek olarak hafif astarlı hakiki deri börk düşünebilirsiniz. (Not: Astarında gerçek yün/kürk kullanılan modeller ekstra sıcak tutar ama bunları çok uzun süre kapalı alanda takmamaya dikkat edin, terletebilir.)
Terletmeyen deri Ushanka şapkalar: Ushanka, kulakları da kapatan, genellikle içi kürklü Rus stili şapkalara verilen isimdir. Kışın dondurucu soğuklarda idealdir. Hakiki deri ushanka şapkaların dışı kaliteli deri, içi ise gerçek kürk veya yün olabiliyor. Burada önemli olan, seçtiğiniz ushanka’nın “terletmeyen” özellikte olması, yani gerçek deri ve gerçek kürk kullanılmış olması. Doğal kürk, sentetik peluşlara göre çok daha iyi nefes alır ve nemi dengeler. Bu sayede başınızı aşırı terletmeden sıcak tutar. Saç derinizi korur ve soğuk havada kan dolaşımınızı düzenli tutar (soğuk da saç köklerine zarar verebilir, ushanka bunu engeller). Eğer sert kış şartlarında yaşıyorsanız, terleme yapmayan hakiki deri bir ushanka saç sağlığınızı koruyarak sıcak kalmanızı sağlar.
Günlük kullanım için deri bereler ve kasketler: Günlük hayatta, özellikle sonbahar ve kış aylarında sürekli takabileceğiniz bir şapka arıyorsanız deri bere, deri kasket veya deri kep modellerine yönelebilirsiniz. Deri bereler, klasik yün berelere göre rüzgarı daha iyi keser ve su geçirmezlik sunar, üstelik iç astarı pamukluysa saçınızı da havalandırır. Spor giyimle uyumlu bir seçenek isterseniz hakiki deriden yapılmış şık bir kep (baseball cap tarzı) tercih edebilirsiniz – bunların arka tarafı genelde ayarlanabilir bantlıdır, böylece sıkılık sorunu yaşamazsınız. Deri kasket (İngiliz şapkası olarak da bilinir) de saçlarınızı dağıtmadan toplu tutan, stil sahibi bir modeldir. Günlük kullanıma uygun bu deri şapkaların ortak noktası, sentetik malzemeli benzerlerine kıyasla saçlara daha nazik olmalarıdır. Her gün kullanmak üzere şapka alacaksanız, hakiki deriden üretilmiş, astarı terletmeyen, başınızı sıkmayan bir model seçin.
Özel üretim (kişiye uygun beden) şapkalar: Kafanızın ölçüleri standart şapka bedenlerine uymuyor olabilir – kimimizin başı küçük, kimimizin geniş olabilir. Şapkanızın tam oturmaması ya çok sıkması ya da düşecek kadar bol olması anlamına gelir, her iki durum da saçlar için ideal değildir. Bu yüzden mümkünse kişiye özel beden seçeneği sunan markalardan alışveriş yapın. Hakiki deri şapkaların bir avantajı, birçok üreticinin farklı beden aralıkları sunabilmesidir. Hatta bazı atölyeler, baş çevrenizi ölçüp tam size göre özel kalıp hazırlayarak şapka dikebiliyor. Kendi bedeninize uygun bir şapka, saçlarınızı ne ezer ne de sürtünmeye bağlı kırar. Özellikle online alışveriş yapacaksanız, satıcıların beden tablosunu inceleyin ve ölçülerinize en yakın bedeni seçin (gerekirse bir boy büyük alıp iç kısmına ince bir bant ekleyerek de ayarlama yapabilirsiniz). Özel üretim veya ayarlanabilir şapkalar, uzun vadede saç dostu bir kullanım sunar.
Son olarak, satın alma rehberimizi bir çağrı ile bitirelim: Eğer saç sağlığınızı korurken tarzınızı da konuşturmak istiyorsanız, hakiki deriden üretilmiş, kaliteli astar ve işçiliğe sahip şapkalara yatırım yapın. Saç sağlığınızı koruyan hakiki deri şapkaları keşfetmek için → https://www.derisitesi.com/deri-sapkalar sayfamızı ziyaret ederek size uygun modeli bulabilirsiniz. Unutmayın, doğru şapka seçimiyle hem şık görünebilir hem de saçlarınızı koruyabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Şapka saç dökülmesini hızlandırır mı?
Hayır, normal şartlarda şapka takmak var olan saç dökülmesini hızlandırmaz. Saç dökülmesinin hızı ve miktarı çoğunlukla genetik ve hormonal faktörlere bağlıdır. Dermatologlar, şapka kullanımının kalıcı dökülmeye yol açmadığını belirtmektedir. Ancak çok kirli veya sıkı bir şapka kullanımının saç derisinde kepeklenme, iltihap gibi sorunlar yaratabileceğini ve bu dolaylı etkenlerin saç kaybını artırabileceğini unutmayın. Temiz, rahat bir şapka kullanırsanız dökülme hızında bir değişiklik olmaz.
Hakiki deri şapka kepek yapar mı?
Tek başına hakiki deri şapka kepeğe neden olmaz. Aslında gerçek deri, nefes alan yapısıyla saç derisindeki nemi dengeleyerek kepek riskini azaltabilir. Kepek genellikle Malassezia adlı mantarın yağlı saç derisinde çoğalmasıyla oluşur. Eğer bir şapka kepeği artırıyorsa, bu genelde şapkanın hava almamasından ve saç derisini terletmesinden kaynaklanır (örneğin yünlü bir şapka takıp saç derinizi ısıtırsanız mantar aktivitesi artabilir). Hakiki deri bu sorunu minimuma indirir çünkü sentetikler gibi ısıyı/teri hapsetmez. Önemli olan, şapkanızı ve saç derinizi temiz tutmaktır. Deri şapkanızı düzenli havalandırıp silerseniz, kepek yapması beklenmez. Aşırı kepek sorununuz varsa, şapka takarken saç derinizi kuru ve temiz tutmaya özen gösterin.
Şapka takarken saçlarım neden elektrikleniyor?
Şapka takarken saçların elektriklenmesi, saç tellerinin sürtünme ve kuruluk nedeniyle statik elektrik yüklenmesinden kaynaklanır. Özellikle kuru havalarda veya sentetik/yün malzemeli şapka taktığınızda bu yaygın bir durumdur. Yün, akrilik, polyester gibi kumaşlar saçla temas ettiğinde elektriği artırabilir. Sonuçta şapkayı çıkarırken saçlarınız uçuşur veya dikleşir. Bunu önlemek için birkaç öneri: Saten veya ipek astarlı şapkalar tercih edin (daha az sürtünme yaratır), saçlarınızı nemlendirin (hafif bir saç kremi veya anti-statik sprey kullanabilirsiniz) ve mümkünse pamuklu/deri gibi doğal malzemeli şapkalar takın. Ayrıca şapkayı çıkarırken saçınıza çok sürtmeden yavaşça çıkarmaya çalışın. Statik elektrik özellikle kış aylarında kuru havada artar, bu yüzden saçlarınızı nemli tutmak önemli.
Uzun süre şapka takmak kellik yapar mı?
Hayır, uzun yıllar düzenli şapka takmak doğrudan kalıcı kelliğe (androgenetik alopesiye) yol açmaz. Kellik büyük oranda genetik ve hormonal bir süreçtir. Bir kişi genetik olarak kellik yaşayacaksa, şapka takmasa da yaşayacaktır; genetik olarak kellik yaşamayacak birini de şapka takmak kellik yapmaz. Uzmanlar, “Şapka takmak çoğu insanda kalıcı saç kaybına neden olmaz” diyerek bu endişeyi gideriyor. Ancak “uzun süre şapka takmak” ifadesini yanlış şekilde uygular, örneğin aynı kirli ve sıkı şapkayı hiç çıkarmadan aylarca takarsanız, saç deriniz yıpranabilir. Bu da geçici saç sorunlarına neden olabilir (kepek, mantar, saç kırılması gibi). Bunlar kellik değil, tedaviyle düzelebilen durumlardır. Yani, mantıklı kullanımda şapkayı yıllarca takmanız sizi kell yapmaz. Sadece makul aralıklarla saç derinizi dinlendirmeyi ve şapkanızı temiz tutmayı ihmal etmeyin.
Saç ekimi sonrası şapka kullanılabilir mi?
Saç ekimi operasyonu sonrası ilk günlerde şapka kullanımına dikkat etmek gerekir. Uzmanlar genellikle ilk 7-10 gün boyunca şapka takılmamasını öneriyor, çünkü bu süre greftlerin yeni yerine tutunma dönemidir ve şapkanın sürtmesi veya baskısı greftlere zarar verebilir. İlk hafta sonunda, doktorunuzun onayıyla gevşek ve hava alabilen bir şapka takmaya başlayabilirsiniz. Örneğin geniş bir beyzbol şapkası veya bol bir balıkçı şapkası, saç ekimi sonrası kullanılan popüler seçeneklerdir; bunlar ne sıkıdır ne de greftlere temas eder. Saç ekimi yapılan bölgeyi güneşten korumak önemlidir, bu yüzden doktor izin verdiği anda şapka kullanmak aslında faydalıdır. Ancak kesin kural: İlk birkaç gün şapka yok, sonra doktor tavsiyesine göre dikkatlice kullanmak. Ayrıca 10 günden sonra şapka takarken bile çok dikkatli takıp çıkarmalı, kafa derinize yapışık modellerden kaçınmalısınız. En iyisi saç ekimini yapan doktorunuzun talimatlarına harfiyen uymak olacaktır.
Sonuç – Şapka Saç Düşmanı mı, Dostu mu?
Tüm bu anlattıklarımız ışığında baştaki soruya dönecek olursak: Şapka saçın düşmanı değil, doğru kullanıldığında dostudur. Yıllardır süre gelen “şapka saç döker” önyargısının aslında bilimsel bir temeli olmadığını, aksine doğru şartlarda şapkanın saçlarınızı koruyabileceğini gördük. Saç dökülmesinin gerçek nedenlerinin genetik, hormonal ve sağlıkla ilgili olduğunu; şapkanın ise bunlarla doğrudan ilişkili olmadığını öğrendik. Dermatolojik görüşler ve araştırmalar da bu konuda içinizi rahatlatacak şekilde net: Şapka takmanın kalıcı saç dökülmesine yol açtığı kanıtlanmamıştır.
Elbette, şeytan ayrıntıda gizlidir. Yanlış malzeme veya hatalı kullanım, şapka takarken bazı sorunlar yaşatabilir – bunları da tartıştık. Ancak bu sorunlar, basit önlemlerle giderilebilir problemler. Hakiki deri gibi kaliteli ve nefes alabilen bir şapka tercih edip temizliğine özen gösterdiğiniz, uygun beden kullandığınız sürece, şapka saç sağlığınızı tehdit etmek bir yana, onu dış etkenlerden koruyan bir kalkan haline gelir.
Bu makalede amaçladığımız gibi, mitleri bilimsel gerçeklerle yıkarak şapka konusunda doğru bilgileri ortaya koyduk. Artık siz de gönül rahatlığıyla şapkanızı takabilirsiniz. Özellikle hakiki deri şapkalarınızı doğru şekilde kullanırsanız, “acaba saçım dökülür mü” endişesi duymanıza gerek kalmaz.
Son mesajımız şu olsun: Doğru şapka seçimi ve kullanımı = Saç sağlığını koruma. Gardırobunuzda baş köşeye koyacağınız kaliteli bir deri şapka, stilinizi tamamlamakla kalmayacak, saçlarınızı güneşten, rüzgardan, soğuktan ve kirlilikten de koruyacak. Yeter ki onu saçlarınıza uygun şekilde kullanın. Unutmayın, saç dökülmesinin gerçek düşmanlarıyla (genetik, stres, vs.) savaşmak gerekir; şapkanızı ise bu savaşta yanınızda bir dost olarak görebilirsiniz.
Başınız hep sağlıklı saçlarla dolu, şapkanız da hep modasıyla başınızı korusun! saç sağlığınıza ve tarzınıza uygun şapkalarla mutlu günler dileriz.
Saçlarınızla dost, hakiki deri şapka modellerimizi incelemeyi unutmayın → https://www.derisitesi.com/deri-sapkalar Saç dostu şapkalarla hem şık görünüp hem de saçlarınızı güvende tutabilirsiniz. Güzel günler dileğiyle…
Kaynaklar:
- Ducray Dermatoloji, “Saç Dökülmesi Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar” – Şapka takmanın saç dökülmesine yol açmadığını belirten uzman görüşü ducray.com.
- Liv Hospital Dermatoloji (Uzm. Dr. Yeşim Tekin), “Saçlarımızla İlgili Doğru Bilinen 5 Yanlış” – Şapkanın terleme yapabileceği fakat saç dökülmesi yapmayacağı vurgusu livhospital.com.
- Dr. Şükran Aslan Kaçar, “Saç Dökülmesi ile İlgili Yanlış İnanışlar” – Şapka mitinin tersinin doğru olduğu, UV korumasının önemi ve şapka-dökülme ilişkisi açıklaması drsukranaslankacar.com.
- HappyHead Blog, “Do Hats Cause Hair Loss? Understanding the Facts” – Saç köklerinin oksijeni kandan aldığı, şapkanın oksijen kesmediği ve DHT’nin asıl suçlu olduğu açıklaması happyhead.com.
- The Maitland Clinic (Dr. Edward Ball), “Does wearing a hat cause hair loss?” – Şapkanın kellik yapmadığı, sıkı/kirli kullanımın nadiren sorun yaratabileceği themaitlandclinic.com.
- Head&Shoulders, “Kış Mevsiminde Kepek” – Yünlü şapka takmanın saç derisi ısısını artırıp kepeğe yol açan mantarı güçlendirebileceği bilgisi headandshoulders.com.tr.
- Estecenter Clinic Blog, “Saç Dökülmesi Hakkında Bilinen 11 Yanlış Bilgi” – Şapkanın saçları UV, yağmur ve tozdan koruduğu; çok dar/sentetik olmaması gerektiği vurgusu estecenter.com.
- ResearchGate, “Headcover and male-pattern hair loss: A cross-sectional study” – Düzenli başörtüsü/şapka kullanan erkeklerde kellik şiddetinin artmadığını gösteren çalışma researchgate.net.
Yorum Yapın